Recep Ayı Önemi Nedir?

Recep ayının önemini Allah Rasulü (sav)’nün Ümmet-i Muhammed’e tanıtmasıyla biliyoruz ki Allah’ın ayı olan Recep ayı müminlerin yapacağı hayırların sevabının ikiye katlandığı aydır. Mübarek Şaban’a ve mübarek Ramazan-ı Şerif’e ulaşmanın ve bu ayları en verimli şekilde geçirebilmesi için ön hazırlığın yapıldığı bir aydır. İnsanlar Recep ayında Allah’ın emirlerine hürmet edip kan akıtmıyorlar, savaşmıyorlar, pisliklerden ve kötülüklerden kendilerini alıkoymaya çalışıyorlardı. Beraat Şaban ayı içerisinde yer alır ve Ramazan ayındaki risaletin girişi, mukaddimesi olan Şaban ayı da faziletlidir. Ramazan ayı ise bağışlanma ve mağfiret ayı olduğu için ümmetin kurtuluşunu ifade eden adeta bir af mevsimidir…

Sahabeden Muhammed bin Mesleme’nin (r.a.) rivayet bir hadiste Rasulullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Şüphe yok ki Allah’ın, rahmetini bir rüzgâr gibi estirdiği zamanları vardır. O anlarda rahmet kime denk gelirse o kimse ebedi cehennemde olmaz ve ebedi cennetliklerden olur. Öyleyse bu rahmete kavuşmak için gayretinizi arttırın”

Allah Rasulü’nün verdiği bu müjdenin hangi anlara, hangi zamanlara rast geldiğini biz yine Rasulullah’ın başka hem sözlü hem pratik hadislerinden öğreniyoruz. Recep ayı önemi Allah Rasulü’nün hayatına bakıldığında daha iyi anlaşılmaktadır.

Onda ayın başlaması ile birlikte farklı bir ruh hali belirirdi. Normal hayatında zaten büyük yer etmiş olan nafile ibadetlerinin Recep ayında fark edilecek biçimde arttığına sahabiler şahit olurlardı. Recep ayında sözlerini hep Ramazan-ı Şerif’in üzerine yoğunlaştırırdı. Çünkü aslında birbirine bağlantılı şekilde Recep ayı önemini Şaban ayından, Şaban ayı ise önemini Ramazan ayından almaktaydı. Mübarek Ramazan ayına erinceye kadar artarak devam eden ibadet hali, artan sevinç ve sevap kazanma arzusu azalmadan yükselirdi.

Ashab-ı Kiram’dan çok uzak bir çağda yaşayan 21. Yüzyıl Müslümanları da yeterince yoğun olan, dünyevileşme anaforuna karşı bir durup düşünme fırsatı yakalayabilmesi, hayatını bu iklimin, bu mevsimin kokusuyla üzerinde taşıyabilmesi için Rabbimiz her dönemde fırsatlar veriyor. Bir durup düşünme ve direnme vesilesi olarak değerlendirilmesi gereken bu zamanlar, aynı zamanda ümmet bilinciyle, yeryüzünün dört bir yanında acı çeken Ümmet-i Muhammed ile dayanışma adına ortaya koyacağımız çabaların da arttırılmasına katkı sağlamalı, gayretimizi bu yönde de artırmalı. Bu zamanların kıymetini bilmekle ilgili Mevlana Celaleddin Rumî’den şu anekdotu anımsayalım:

“Ömür, yarınlara bağlanan ümitlerle geçip gitmede; gafilcesine kavgalarla, gürültülerle, didinmelerle tükenip durmadadır! Sen aklını başına al da, ömrünü şu içinde bulunduğun bugün say! Bak bakalım, bugünü de ne ile harcıyorsun? Gâh cüzdanını para ile doldurmak kaygısı ile gâh iyi yemek, içmek ile bu aziz ömür geçip gitmede, her nefeste eksilmede… Ölüm, bizi birer birer çekip alıyor; onun heybetinden, korkusundan akıllı insanların bile beti benzi sararıp durmadadır…

Ölüm, yolda durmuş, bekliyor; efendi ise gezip tozma sevdasındadır. Ölüm, kaşla göz arasında; onu hatırlamaktan bile bize daha yakın. Fakat gaflete dalanın aklı nerelere gitmede, bilmem ki…

Teni besleyip şişmanlatmaya bakma. Çünkü o, sonunda toprağa verilecek, mezar kurtlarına yem olacak bir kurbandır! Sen, gönlünü manevî gıdalarla beslemeye bak; yücelere gidecek, şereflenecek olan odur…”

Regaip gecesi Recep ayının ilk Cuma gecesine denilmektedir. Bu yıl Recep ayı içerisinde yer alan Regaip Kandili 18 Şubat Perşembe gününe rastlamaktadır. Kelime manası olarak Reğaip; herhangi bir şeyi istemek, arzulamak, ona karşı meyletmek ve onu elde etmek için çaba sarf etmek demektir. Allah Rasulü (sav) bu gece ile ilgili şöyle buyurmuştur;

“Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geriye çevrilmez. Recebin ilk (Cuma) gecesi, Şaban’ın ortasında bulunan gece, Cuma gecesi, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı geceleridir.”

Rasulullah (sav) Recep ayına kavuşunca oruçlarını, Kur’an okumalarını, infaklarını, dualarını ve diğer nafile ibadetlerini artırırdı. Aile ehline ve mescidine bu manevi atmosferi hâkim kılar, sahabesine ve ümmetine ibadete olan düşkünlükte müthiş bir örneklik gösterirdi.

Recep ayının ilk Cuma gecesi olan Regaip gecesinde bolca dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak, bu geceyi değerlendirmek adına ibadetlerle doldurmak genel olarak âlimler arasında kabul görmüştür. Regaip gecesini ibadetle geçirmenin sevapları çoktur fakat bu gecede özellikle yapılacak özel bir ibadet ya da kılınacak özel bir namaz veya sayısı belirtilmiş bir zikir sahih kaynaklarda yer almamaktadır.

Recep ayının fazileti bilhassa ahir zaman ümmeti olan bizler için birer fırsattır. Allah Rasulü (sav) bir hadiste şöyle buyurmuştur: “Beş şey gelmeden önce beş şeyi ganimet bil: İhtiyarlığından önce gençliğini, hastalanmadan önce sıhhatini, fakirliğinden önce zenginliğini, meşguliyetinden önce boş vakitlerini, ölümünden önce de hayatını!”

Bu hadis-i şerif bu çağın insanına da zamanın büyük bir nimet ve ikram olduğunu, kıymeti bilinmediğinde ise yerine konulmasının imkânsız olup boşa gideceğini hatırlatır. Müminler için zamanın bilincinde olmak ise onu ebe­di hayat için sermaye yapmayı gerektirir. Fakat bazen bunu unutup sıradan zevklere aldanarak vaktimizi ziyan edebiliyoruz. Bu halden kurtulmak, dirilmek ve kendimize gelmek için bir uyanışa, sarsılmaya ihtiyaç duyuyoruz. Bir yardım eli bulup yanlışlarımızdan dönmeyi, hatalarımıza artık sırt çevirmeyi ve yüzümüzü ilahî rahmet yönüne çevirmeyi arzuluyoruz.

İşte tam da böyle bir başlangıç için, hayırlı kararlar almak için Allah Azze ve Celle bizlere bazı bereketli zamanlar hediye etmiştir. Bu zamanlar, ruhumuzu diriltmek, kulluk şuurumuzu tazelemek, yaratılış gayemizi hatırlamak ve bu istikamette kararlar alarak Âlemlerin Rabbi’ne yönelmek, günahlarımızdan tevbe etmek, dünyadan yakamızı kurtarıp kalplerimizi temizlemek için Allah Azze ve Celle’nin tayin ettiği zamanlar ve aylardır.

Recep ayında bolca dua etmek, tevbe ve istiğfarda bulunmak, bu geceyi değerlendirmek adına ibadetlerle süslemek genel olarak âlimler arasında kabul görmüş ve teşvik edilmiştir. Regaip gecesini ibadetle geçirmenin sevapları çoktur fakat bu gecede özellikle yapılacak özel bir ibadet ya da kılınacak özel bir namaz veya sayısı belirtilmiş özel bir zikir sahih kaynaklarda yer bulunmamamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir