ÜMİDİMİZ, GELECEĞİMİZ, GENÇLİĞİMİZ…

  İnsan yaşamında gençlik dönemi çok önemlidir. Genelde insanoğlu bu dönemde öğrendiği bilgilerle hayatına yön verir. Bu dönemin iyi değerlendirilmemesi, daha sonraki dönemlerin de sıkıntılı geçmesine sebep olacaktır. Bununla birlikte günümüz gençliğinde bir inanç boşluğu söz konusudur. Bu boşluk iman ve ibadetlerle doyurulup tatmin edilmezse genç o boşluğu farklı şeylerle dolduracaktır. Sonra da satanizm, ateizm, deizm gibi sapık yollar veya bir sürü zararlı alışkanlıklar içerisinde kalabilir.
    – Bugünün gençlerinin birçoğunda idealler, ileriye dönük proje ve hayaller yok.
    – Bugünün gençleri o ruh ve heyecandan yoksun.
    – Bugünün gençleri meslek ve maddeyi düşünmekte; ilim ve hizmet yolcusu değil, diploma avcısı durumunda.

Oysaki insan hayatının en verimli olduğu dönem gençlik çağıdır. Peygamberimiz (s.a.v) de yaşlılık gelmeden önce gençliğin kıymetini bilmemizi tavsiye etmiştir.

Bu yüzden genç;
* Zamanı iyi değerlendirmeli.
* Gençliğinin ve sıhhatinin kıymetini iyi bilip, bu nimetleri Allah (cc) yolunda kullanmalı.
* Salih insanların, ilim adamlarının sohbetlerine katılıp iyi insanlarla arkadaş olmalı.
* Bütün işlerde Kur’an ve sünnet ölçülerine uymalı.
* Kime kul olduğunu, uğraşımızın hangi yönde olduğunu sıkça tefekkür etmelidir.

Gençlerin faydalı ilim tahsil etmeleri, bağımsız ve eleştirel düşünebilmeleri, müteşebbis yetiştirilmeleri konusunda ailelere, topluma ve eğitimcilere de büyük sorumluluklar düşer. Resulullah (s.a.v) : “ Hiçbir baba, çocuğuna güzel ahlak ve edepten daha güzel bir miras bırakmış olamaz.” demiştir. Milli-manevi değerlere bağlı, yaşadığı çağın farkında olan insanlar yetiştirmek tüm toplumun görevidir.

İslam, gençlerimizin eğitimine büyük önem vermiştir. Gençlerini iyi yetiştiren milletlerin geleceği daima aydınlık olmuştur. Gençliğini ihmal eden, geleceğini ihmal eder. Onun için yakınımızı ve uzağımızı görmek durumundayız. Gençleri önemsemek, kendini o gençlerin yerine koyup onları anlamaya çalışmak, enerjilerini ilim, fikir, sanat gibi alanlara yönlendirmek gerekir.

Önderimiz, örneğimiz, özlemimiz sevgili peygamberimiz ( s.a.v) asla zorlayan, suçlayan, hor gören biri değildi. Enes b. Malik, O’nun hizmetinde geçen on yılda, hiçbir suretle azarlama ya da terslemeye maruz kalmadığını söylemiştir. Gençleri, gençliklerinin getirdiği uygunsuz dille ifadede bulundukları zaman bile tahammülle dinlerdi. Veda Haccı’nda Fadl’ın gözünün genç bir kıza kaydığını fark edince tek kelime dahi etmeden sadece elini Fadl’ın yanağına koyup yüzünü hafifçe başka tarafa çevirmiştir.

Canımız, cananımız, Resulümüz (s.a.v) aynı zamanda gençlere güvenir ve onlara güven verirdi. Musab b. Umeyr’i İslam’ı tebliğ için Medine’ye gönderdiğinde Musab’ın yaşı 24 idi. Usame b. Zeyd’i 19 yaşında kumandan yapan, Attab b. Esid’i 21 yaşında Mekke’ye vali tayin eden O’dur.

Çoğu şeyin maddeye indirgendiği, duygusuzluğun üst safhada yaşandığı dönemdir gençlik dönemi. Lisede, üniversitede okuyan veya bir iş yerinde çalışan ya da çalışacağı bir iş arayan genç, heva ve heveslerinin zirvede olduğu bir dönemi yaşarken; insanların araba modelleri, kıyafet markaları, beden ölçü ve özellikleriyle değerlendirildiği zamanımızda ezilebilmektedir.

 Genç olmak gerçekten zor! Genç olmak evvelde de zordu, bu zamanda da zor olmuştur. Gelecekte çok daha zor olacaktır. Aynı zamanda genç, aradığı şeyi bulmakta zorlanacaktır. Kalabalıktan sıyrılıp aradığını bulmak bir yana, ne aradığını bilmek, ne aradığını kestirebilmek şaşkınlığındaki gencin bu labirentin içinden çıkması nasıl olacak peki?

-Bu ülkede kendisine deli muamelesi yapılsa da namazından vazgeçmeyen, iman yolundan ayrılmamış genç erkekler var.  

-Bu ülkede, üniversite kapısında karşılaştıkları zorluklara rağmen Allah’ın rızasını gözetip örtüsünden taviz vermemiş genç kızlar bulunuyor. Ateşler içinde İbrahim olup yanmayan,
             Firavun sarayında Musa olup sapmayan,
             Züleyha karşısında Yusuf olup kanmayan şahsiyetlerin sırrına ermek duasıyla…

2 thoughts on “ÜMİDİMİZ, GELECEĞİMİZ, GENÇLİĞİMİZ…

  • 9 Ocak 2021 tarihinde, saat 10:53
    Permalink

    Etkileyici, gençlerimizi en hayırlı şekilde yetiştirmek herkesin temel amacı olmalı ama gerçekten ne kadar başarılı olabiliriz büyük bir soru işareti. Şimdiden kızım için tek kaygım o. Hayırlı bir kul olabilecek şekilde yetiştirebilecek miyim acaba? Rabbim hepimize kolaylıklar versin.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir