Yağmurdaki Ölçü ve Denge

Tuzlu Su, Tatlı Su

“O (Allah) ki, birinin suyu tatlı ve kolay içimli, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da, karışmalarına engel olan bir sınır koymuştur.” Furkan, 53.

Hayatımız için en mühim unsur sudur. Susuz bir hayat düşünülemez. Fakat “Bu su bize nasıl ulaşmaktadır? Hangi merhalelerden geçmektedir? Bize faydalı su miktarı ne kadardır?” soruları çoğunlukla üzerinde durmadığımız konulardır. Hâlbuki bu konularda ibret alacağımız pek çok şey vardır.

Dünyanın % 70’inden fazlası sularla kaplıdır. Fakat bu suların % 97’sini okyanus ve denizlerdeki tuzlu sular oluşturduğundan içme suyu olarak doğrudan kullanılmaz. Geriye kalan % 3’lük miktar su, tatlı sudur. Fakat bu miktarın da % 75 kadarı kutuplarda buz olarak, % 22 kadarı da yer altı suları olarak bulunmaktadır. Dünyada içilebilir su miktarı % 1 kadardır. Bununla beraber kullanılabilir su miktarı ise toplam suyun % 0,05’i kadardır.1

Bilindiği gibi yeryüzünde okyanuslardan, denizlerden, göllerden, akarsulardan ve topraktan sular buharlaşır. Havaya karışan su buharları yoğunlaşarak bulutları oluştururlar. Bu bulutlarda rüzgârlar sayesinde değişik bölgelere taşınır ve yağmur olarak tekrar yeryüzüne indirilirler. 

Buharlaşmanın büyük kısmı okyanuslarda ve denizlerde olduğu için, bu su devr-i daimi, aslında tuzlu suyun tatlı suya dönüşümü olarak da görülebilir. Bu hakikate işareten Kur’ân’da şöyle buyrulur: “İçtiğiniz suya baktınız mı? Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz? Dileseydik onu tuzlu yapardık. O halde şükretseniz ya!”2

Tuzlu suyun, tatlı suya dönüştürülmesi harikulade bir olaydır ve bu harikulade olayın arkasında ilim, irade ve kudret sahibi Allah’ın şefkat ve merhameti açıkça görülmektedir. Bu yüzden yağmura “Rahmet” denilmiştir.

Yağmur ve Denge

Peki, buharlaşarak havaya karışan ve havada yoğunlaşarak tekrar bize yağmur olarak gönderilen suyun miktarı ne kadardır? Bu konuda Kur’ân’ın verdiği haberlerle, bilimin ortaya koyduğu bulgular birbiriyle örtüşmektedir. 

Bazı âyetlerde yağan yağmurun belli bir miktara (ölçüye) göre yağdığı ifade edilir: 

    “Gökten belli bir miktara (ölçüye) göre suyu (yağmuru) indiren O’dur. Biz onunla, ölü memlekete hayat veririz. İşte siz de böylece (mezarlarınızdan) çıkarılacaksınız.”3

    “Gökten belli bir mikdar su (yağmur) indirip onu arzda durdurduk. Bizim onu gidermeye de elbet gücümüz yeter.”4

    Âyetteki yağmurun belli bir miktara, ölçüye göre inmesi iki şekilde anlaşılabilir. Birinci manaya göre, Allah tarafından her yıl ne kadar yağmur yağacaksa, bu miktar takdir edilir, o nisbette yağmur yağar. İkinci manaya göre ise, her sene yağan yağmurlar aynı miktardadır. Yüzyıllar geçtiği halde yerden buharlaşan, sonra tekrar yeryüzüne inen yağmur miktarı sabittir. Ne azalma ne de çoğalma, artma olmaz.

    Bazı müfessirler ikinci manayı tercih etmişlerdir. Bu konuda müfessir İbnü’l-Cevzî (ö. 597/1201) “Hiçbir şey yok ki, onun hazineleri bizim katımızda olmasın. Biz ondan ancak belli bir miktar indiririz.”5 âyetini tefsir ederken şöyle der: 

“Bu kelâm her şey hakkında umumidir. Bazı müfessirler burada özellikle kastedilenin yağmur olduğunu söylemişlerdir. Onlara göre âyetin manası şöyledir: “Yağmurlardan her hangi bir şey yok ki o bizim katımızdaki hazinelerde yani hükmümüz ve tedbirimizde olmasın. Biz her sene ondan belli bir miktar indiririz. O miktarda azalma veya çoğalma olmaz. Hiçbir sene diğer senelerden daha fazla yağmur yağıyor değildir. Fakat Allah onu dilediği gibi tasarruf eder, bazı kimselere yağmur verir, kimine de vermez.”6

Müfessirlerin bu izahlarına uygun bazı hadisler de rivayet edilmiştir. Onlardan biri şöyledir “Bir yıl diğer yıllardan daha fazla yağmur yağıyor değildir. (Her yıl aynı miktarda yağmur yağar.) Fakat Allah o yağmurları memleketlerde dilediği gibi tasarrufta bulunur. (Bazı memleketlere az yağar, bazılarına çok yağar.) Gökyüzünden inen her katre veya yeryüzünde çıkan her bir rüzgâr ancak bir ölçü ve mîzâna göredir.”7

Bilim adamları su döngüsü dedikleri suyun devr-i daimi esnasında ne kadar suyun buharlaştığı, ne kadar suyun atmosferde olduğu ve ne kadarının yeryüzüne indiği hakkında bazı araştırmalar yapmışlar ve neticede peygamberimizin verdiği habere uygun bir tesbitte bulunmuşlardır:

Bilim adamlarının söylediğine göre; Atmosferdeki su buharı genelde 13×1012 ton kadardır. Bu değişmeyen sabit bir miktardır. Yağmurlar yağdığında bu oran azalır, fakat buharlaşmayla eksilen miktar telafi edilir. Böylelikle oran muhafaza edilir. Bilim adamları ortalama olarak yeryüzünden her saniyede 16 milyon ton suyun buharlaştığını hesaplamışlardır. 

Acaba yeryüzüne inen su miktarı ne kadardır? Yapılan araştırmalar her saniye yeryüzüne inen su miktarının da 16 milyon ton –yani buharlaşan miktar kadar- olduğunu göstermektedir. Bu miktar bir yılda ise 505 milyon kere milyon ton değerine ulaşmaktadır. Güneşten Dünyaya gelen 13,4 x 1020 kilokalorilik ısı enerjisinin % 22’si bu buharlaşma için harcanmaktadır.8

Bilim adamlarının söyledikleriyle, Kur’ân’ın ve peygamberimizin verdiği haber birbiriyle örtüşmektedir. 

Buraya kadar yaptığımız izahlar hem Dünyada tecelli eden Allah’ın Adl ismini, hem de 1400 sene önce Kur’ân ve sünnetin verdikleri haberle, bugünkü bilimsel araştırmalar arasındaki uygunluğu göstermektedir. 

1Zekai Şen, Kur’an-ı Kerim ve Su Bilimi, Su Vakfı Yayınları, İstanbul, 2006, s, 13.

 2Vakıa, 68-70.

 3Zuhruf, 11.

 4Müminun, 18.

5Hicr, 21.

6İbnü’l-Cevzî, Zadü’l Mesir, c, 4, s, 392.

 7İmam Suyutî, Ed-Dürrül-Mensur, c, 5, s, 71.

8Taşkın Tuna, Etrafımızdaki Hava, Yeni Asya Yayınları, İstanbul, 1984, s, 30-31.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir